Dinamik ve güçlü ekonomimizle dünyayı kıskandırmaya devam ediyoruz! 2020’de yüzde 1.8 büyüdük

İç ve dış şoklara karşı dayanıklı ekonomisiyle dikkat çeken Türkiye, salgın yılı 2020’de de büyümeyi başardı. Küresel ticarette görülen daralmaya rağmen yüzde 1.8 büyüyen ülke, tüm..

Dinamik ve güçlü ekonomimizle dünyayı kıskandırmaya devam ediyoruz! 2020’de yüzde 1.8 büyüdük

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yıla ilişkin üretim yöntemiyle hesaplanan gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. Buna göre Türkiye ekonomisi 2020'de yüzde 1.8, geçen yılın son çeyreğinde yüzde 5.9 büyüme kaydetti.

Rakamlar umut verici

Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2020'de bir önceki yıla nazaran yüzde 16.8 artarak 5 trilyon 47 milyar 909 milyon lirayı buldu. GSYH'yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde geçen sene zincirlenmiş hacim endeksi olarak finans ve sigorta faaliyetleri toplam katma değeri yüzde 21.4, bilgi ile iletişim faaliyetleri yüzde 13.7, tarım sektörü yüzde 4.8, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 2.8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2.6, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 2.5, sanayi yüzde 2 arttı. Mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 5.2, hizmetler yüzde 4.3, inşaat sektörü ise yüzde 3.5 azaldı.

Gidişat iyi

Kişi başına GSYH değeri, 2020'de cari fiyatlarla 60 bin 537 lira (8 bin 599 dolar) olarak hesaplandı. Üretim yöntemiyle GSYH tahmini geçen yılın dördüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı dönemine nazaran yüzde 26.2 yükselerek 1 trilyon 524 milyar 788 milyon liraya ulaştı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, söz konusu çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 1.7, takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 5.8 arttı.

Tüketim harcamaları yükseldi

Hane halkı nihai tüketim harcamaları 2020'de bir önceki yıl zincirlemiş hacim endeksine nispeten yüzde 3.2 arttı ve GSYH içindeki payı yüzde 56.4 oldu. Hane halkı nihai tüketim harcamaları, geçen yılın dördüncü çeyreğinde 2019'un aynı dönemine nazaran zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 8.2 yükseldi. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 6.6, gayrisafi sabit sermaye oluşumu da yüzde 10.3 arttı.

Revizyona gidildi

Öte yandan TÜİK, 2020 yılı ikinci ve üçüncü çeyrek büyüme rakamlarında revizyon yaptı. İkinci çeyrek büyüme verisi yüzde eksi 10.3, üçüncü çeyrek büyüme verisi yüzde 6.3 olarak güncellendi. 2020'de Türkiye ekonomisinin yüzde 2.2 büyümesi, geçen yılın dördüncü çeyreğinde GSYH'nin yüzde 7 artması öngörülmüştü.

Finansal koşullar belirleyici

Ekonomistler, tüketim harcamaları ve yatırımların büyümeyi yukarı taşıdığını belirttiler. Ayrıca finansal koşulların iyileşmeye devam etmesi halinde 2021'de yüzde 4-5 civarında bir büyüme kaydedilebileceği tahmininde bulundular. Analist Haluk Bürümcekçi, gelecek dönem görünümü ele alındığında ilk sinyallerin milli gelir büyümesinin 2021'in ilk çeyreğinde sınırlı güç kaybettiğine işaret ettiğini aktardı. Bürümcekçi, şunları kaydetti:

Aktivite yavaşlamadı

“Öncü göstergeler ekonomik aktivite ve iç talepte kayda değer bir yavaşlamanın gözlenmediğini yansıtarak 2021 yılı büyüme beklentilerinin yükselmesini beraberinde getirmekte. Buna karşılık Merkez Bankası'nın ilave sıkılaşmaya gitme veya mevcut sıkılığı daha uzun süre koruma olasılığı ve zorunlu karşılıklar üzerinden de parasal aktarım mekanizmasının güçlendirme çabaları, çeyreklik değişim oranlarının negatife dönebileceğini düşündürmekte. Özetle mevcut parasal ve makro ihtiyati sıkılaşmanın büyüme üzerindeki etkileri 2021 yılında görülebilir. Bu doğrultuda küresel ve yurt içi ekonomik aktivite üzerinde salgın kaynaklı yeni bir şok gözlenmediği durumda 2021 yılı milli gelir büyüme oranının yüzde 4.5 civarında olabileceğini düşünüyoruz.”

Moraller yerinde

Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Burak Arzova da büyümede tüketim ve yatırım kaynaklı artışların dikkati çektiğini ifade etti. Arzova, “Son çeyrek büyümesi beklentilerin altında kalsa da yılın tamamını pozitif kapatan iki ülkeden biri olmak moral motivasyon açısından önemli” dedi.

Tarımın katkısı artmalı

Arzova, enflasyonun tam olarak kontrol altına alınmaması durumunda büyümeden toplum refahına katkı sağlamanın mümkün gözükmediğini vurguladı. Arzova, “Öte yandan büyümenin dinamiklerine baktığımızda 2021 için sürdürülebilirlik açısından umutlanıyoruz. Özellikle imalat sanayiinin katkısı bunu destekliyor. Pandemi koşullarının iyileşmesiyle birlikte hizmetler sektörünün de katkısını görebiliriz. Büyümede tarımdan daha fazla katkı almalıyız” diye konuştu.

Türkiye'nin 2020'yi yüzde 1.8 büyümeyle kapatması reel sektör tarafından da memnuniyetle karşılandı. Sektör temsilcileri şu görüşleri dile getirdi:

Var gücümüzle çalışacağız

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: “Türkiye ekonomisinin salgın koşullarına rağmen 2020'de yüzde 1.8 büyümesi umut vericidir. G-20'de Çin'den sonra ikinci sıradayız. 2021 ve sonrasında büyümenin sürdürülebilir olması için de var gücümüzle çalışacağız. Kapalı iş yerlerinin açılmasına yönelik müjdeler de iş dünyasının ümitlerini arttıracaktır.”

İvmeyi koruyoruz

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle: “Küresel salgına rağmen büyüyen Türkiye'nin elde ettiği başarıda ihracat ailesinin katkısı büyük. Türkiye'nin büyümede öncü olmaya yeni dönemde de devam edeceğine inanıyorum. Türkiye ihracatla büyümeye devam ediyor. İhracatın ülkemizin güvencesi olduğunun bilinciyle son aylarda ihracatta kazandığımız ivmeyi koruyarak hedeflerimize kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz. Küresel ticaretin azaldığı ve dünya ekonomisinin küçüldüğü bir yılda rekor ihracat başarısına imza atan sektörlerimiz, üretim ve tedarikçi gücünü göstererek güven tazeledi.”

İhracatı yukarı taşımalıyız

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran: “Pandeminin getirdiği yüke, ekonomik ve sosyal sorunlara rağmen Türkiye'nin 2020 yılını yüzde 1.8'lik büyümeyle kapatması büyük başarıdır. Türkiye ekonomisinin bundan sonrasında üretim, yatırım ve ihracat odaklı, istihdam oluşturan bir yapıyla kalıcı büyümeyi sağlaması beklentimizdir.Yeni iş alanları açan büyüme modeline dönmemiz gerekiyor.”

Üretimden vazgeçmedik

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç: “Türkiye ekonomisi Covid-19 başlangıç yılı 2020'de bile yüzde 1.8 büyüyerek normalleşme adımlarını katma değere çevirebildiğini ispat etti. OECD'de birinci sıradayız. Büyümede lokomotif, imalat sanayii oldu. Covid-19 yılında ekonomisi de diri çıkan ülke olmak ne kolay ne de azımsanacak bir başarıdır. Dördüncü çeyrekte yakalanan yüzde 5.9'luk büyüme de çok değerlidir. Faizlerin yükselmeye başladığı ve salgın tedbirlerinin sıkılaştığı bir dönemde Türkiye, çok şükür üretimden vazgeçmedi. İmalatçılarımız var güçleriyle fedakârca çalıştı. Perakendecilerimiz hizmet vermeye devam etti. İş insanlarımız ve girişimcilerimiz hızla duruma uyum göstererek e-ticarette de dünyadaki en hızlı büyümelerden birine imza attılar.”

Beklentilerimiz güçleniyor

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir: “Covid-19 salgını sürecinde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye ekonomisinin geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 5.9, yılın tamamında ise yüzde 1.8 büyüyerek pozitif bir performans ortaya koyması çok önemli. Çin'den sonra dünyanın en yüksek büyüme rakamına ulaşılması, pandemi sürecinin en az etkiyle atlatıldığını göstermektedir. Bu da beklentilerimizi güçlendirmektedir.”

Takdire şayan performans

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Abdurrahman Kaan: “Türkiye ekonomisinin yıl genelinde yüzde 1.8 büyümesini, takdire şayan bir performans olarak değerlendiriyoruz. 2020'nin son çeyreğinde hane halkı tüketiminde gözlenen yüzde 8.2'lik artışı ve yatırımlarda görülen yüzde 10.3'lük genişlemeyi de memnuniyetle karşılıyoruz. 2021 yılında net dış talebin büyümeye daha fazla katkı verebilmesi için ihracata yönelik imalat üretimine mutlaka ağırlık vermemiz gerektiğini yineliyoruz. Yılın son çeyreğinde yüzde 10.3 genişleyen sanayi sektörü ve yüzde 10.5 büyüyen imalatın büyümenin lokomotifi olma niteliğini 2021 yılında da sürdüreceğini temenni ediyoruz. Zira her fırsatta dile getirdiğimiz gibi büyük bir üretim üssü olmaya aday olan Türkiye'nin muadili olan ülkelere göre en büyük avantajı, mevcut imalat potansiyelidir. Bu potansiyeliyle ülkemizin 2021 yılı ve sonrasını kapsayan dönemde pozitif büyüme performansını arttırarak sürdüreceğine inanıyoruz.”

Canlanmanın habercisi

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Başkanı Orhan Aydın: “ABD, Almanya, Japonya ve Güney Kore ekonomilerinin küçüldüğü bir ortamda yüzde 1.8 de olsa büyüme rakamını gerçekleştirebilmek takdire şayandır. Yılın son çeyreğinde elde edilen yüzde 5.9'luk büyüme, Türkiye'nin gerçek potansiyelinin ne kadar yüksek olduğunun göstergesi. Büyüme rakamları güçlü bir canlanmanın habercisidir. Yakın dönemde ülkemiz üzerine büyüme tahmininde bulunan birçok kurum ve kuruluşun öngörülerinde yine revizyona gideceğine inanıyoruz. Çok büyük badireler yaşamazsak 2021'i yüzde 7-8 büyümeyle kapatırız.”

Başarılar devam edecek

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz: “Pandeminin yıkıcı etkisine rağmen 2020 yılının genelinde yüzde 1.8 büyümek başarıdır. Bu başarı Türkiye'ye inananlarla devam edecektir. Türkiye hızlı şekilde büyüdü. Manipülatif veriler açıklayan ve uluslararası düzeyde algı oluşturmaya çalışan kredi derecelendirme kuruluşları bile böyle bir sonuç çıkacağını bildiklerinden son hafta tahminlerini revize ettiler. Bu anlamda en iyi örnek Moody`stir.”

Fiyat istikrarını sağlamaya odaklanacağız

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye ekonomisinin pandeminin gölgesinde geçen 2020'de de büyüdüğüne dikkat çekti. Twitter paylaşımında “Küresel sağlık krizinin damga vurduğu 2020'yi büyümeyle kapatan nadir ülkelerden olduk” ifadesini kullanan Elvan, “Bu yıl temel önceliğimiz fiyat istikrarını sağlamak olacak. Enflasyonla mücadele politikalarımız, daha kaliteli ve sürdürülebilir bir yatırım ile üretim ve büyüme patikasının da önünü açacak” değerlendirmesinde bulundu.

Dev ülkeleri geride bıraktık

Avrupa ekonomilerinin küçüldüğü 2020'de Türkiye, Çin'in ardından büyüme kaydeden ikinci G20 ülkesi oldu. Eurostat'ın geçici verilerine göre İspanya ekonomisi 2020'de yüzde 11, Fransa ekonomisi yüzde 8.1, Almanya ekonomisi yüzde 4.9 ve Hollanda ekonomisi yüzde 3.8 daraldı. Türkiye, dördüncü çeyrekte de yüzde 5.9 büyüyerek geçen seneyi pozitif kapatan tek OECD ülkesi konumunu elde etti. İlk Covid-19 vakalarının görüldüğü ve OECD üyesi olmayan Çin de salgın sonra ekonomik toparlanmasını sürdürerek, 2020'nin son çeyreğinde yüzde 6.5 büyüdü. Ülkenin 2020 genelindeki büyüme performansı yüzde 2.3 olarak kayıtlara geçti.

Yeni Akit Gazetesi

Bu haber 02.03.2021 tarihinde alınmıştır.

https://www.yeniakit.com.tr
Haberi Kaynağında Oku