Erken yaşta zorla evlendirilen kızların acılarına “Yade” ışık tutuyor

Yazar Burcu Ertürk’ün kaleminden hayat bulan gerçek hayat hikayeleri serisinin ilki olan Yade, erken yaşta zorla evlendirilerek İstanbul’dan Mardin’e gelin olarak giden Yade’nin acı dolu yaşamını konu alıyor. Türkiye’de zorla evlendirilen binlerce kızdan sadece biri olan Yade'nin hikayesini ve çok daha fazlasını Yazar Burcu Ertürk'le konuştuk.

Erken yaşta zorla evlendirilen kızların acılarına “Yade” ışık tutuyor

Duygu Bay - PembeNar Özel

Duygu Bay: Burcu Ertürk kimdir? Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Burcu Ertürk: 1980 İstanbul doğumluyum. Uludağ Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi'ni bitirip yurt dışında lisansımı tamamladıktan sonra özel bir şirkette çalıştım. Dönemin şartlarına göre ailemin desteğiyle şanslı bir eğitim hayatım oldu. Okul ve iş hayatım sırasında bazı sosyal platformlarda ve yardım derneklerinde görev aldım. Bu projelerde şahit olduğum yaşamlar ve yaşananlar beni o kadar derinden etkiledi ki karşılaştığım her hayatın detayını not almaya başladım. Bu notları da zamanla yazmaya karar verdim. Ani ve radikal bir kararla başlayan bu yolculuğumun sonunda gerçek hayat hikayelerinin yer aldığı 4 adet kitap hayat buldu. Bunların içinden yayımlanan ilk kitabım ise “Yade” oldu. Dört kitapla sınırlı kalmayacak yolculuğum, gerçek hayat hikayeleri, gerçek acılar ve yaşanmışlıklarla devam edecek.

D.B.: "Yade" ne anlatıyor? Okuyucular bu kitapta neler bulacak?

B.E.: Okuyucuların öncelikle bilmesi gereken Yade'nin gerçek bir yaşam hikayesi olduğudur. Özel yaşama saygı çerçevesinde bazı bilgileri ve isimleri değiştirmiş olsak da yaşanılanlar duru ve gerçek.  Yade, küçük yaşta zorla evlendirilmiş ve bu evlilikle beraber kaybettiği çocukluğunu, evladını, kısacası hayatını geri almaya çalışan bir kadının hayat hikayesi. Her kadın ve erkek, kitapta anlattığım olaylar içerisinde kendinden bir parça bulacak. Çünkü gerçek ve yaşanmış bir hikaye olarak, hepimizin yaşamında veya çevresinde bu tarz hikayeler çokça bulunuyor. Yade, yolda gördüğümüz, haberlerini okuduğumuz, kimi zaman otobüste karşılaştığımız ama görmediğimiz onlarca kadının acısını, hayallerini ve duygularını anlatıyor. Yade'yle birlikte bu kadınların yaşadıklarını daha derinden ve içten hissedeceksiniz.

Yade, erken yaşta zorla evlendirilerek İstanbul'dan Mardin'e gelin giden küçük bir kızın acı dolu yaşamını konu alıyor. Türkiye'de zorla evlendirilen binlerce kızdan sadece biri olan Yade, tüm yaşadıklarını ölümünden sonra kendisini tanımadan nefretle büyüyen kızına bıraktığı bir defterle anlatıyor.

İstanbul'da doğan ve doğum sırasında annesini kaybederek üvey anne elinde büyüyen Yade, 14 yaşına geldiğinde üvey annesinin zoruyla Mardin'de bir aşirete gelin gidiyor. Evlendiği ilk gece kocasının türlü işkence ve tecavüzlerine uğrayan Yade, kocasının yanı sıra uzun yıllar kayınvalidesi tarafından da baskı görüyor. Tanımadığı bir şehirde koca bir konakta esir hayatı yaşamaya başlayan Yade, İstanbul'dan Mardin'e taşınıp yeni bir hayat kuran Mustafa ile tanışıyor, zamanla aralarında başlayan dostluk aşka dönüşüyor ve aşiret gelini ile bir kumaşçının aşkından Hande doğuyor. Kızını korumak için gerçekleri herkesten saklayan Yade'nin yalanları, kızının kan hastalığına yakalanmasıyla su yüzüne çıkıyor. Kayınvalidesi, Yade'den intikam almak için Mustafa'yı öldürtüyor ve Yade, kızından ayrı bir şekilde yıllarca izbe bir bağ evinde esir alınıyor. Hande ise gerçekler söylenmeden annesine karşı büyük bir nefretle büyütülüyor. Hayatının tek amacı Hande'ye gerçekleri anlatmak olan Yade, bu amacına ulaşamadan ölüyor ve geriye kızına gerçekleri anlatmak için yazdığı bir defter bırakıyor. Bu defter Hande'yi, annesi Yade'nin İstanbul ve Mardin hattında yaşadığı tüm acıların yolculuğuna çıkarıyor.

D.B.: Kitabın arkasında nasıl bir hikaye var? Böyle bir hikayeyi ne tetikledi?

B.E.: Yade'yle tanışmam 2008'e dayanıyor. Hikayesini ilk dinlediğimde inanamadım. Anlattığı olayları sindirmek uzun zamanımı aldı. Yaklaşık iki sene boyunca etraflıca araştırmalar yaptım. Yade'nin anlattıklarıyla, sonunda kitabı yazma cesaretim oldu. İnanın yazdıklarım, dinlediklerimin sadece bir kısmı. Ölmenin kolay bir kurtuluş olacağı yaşantısında, azimle yaşama sarılan ve mücadele eden bu kadın, beni kendisine hayran bıraktı. Zaman zaman yazarken inanın yutkunmakta zorlandığım anlar oldu. Gözyaşlarımı tutamadığım satırlar oldu. Yade benim için çok özel bir yerde, çok özel bir kadın. Yade'nin yaşadığı acıları başkalarıyla paylaşırsam içten içe onun acılarının hafifleyeceğini düşündüm ve yazmaya başladım. Beni Yade'yi yazmaya iten acıların paylaşılması ve bir nebze de olsa azaltılması oldu. Kısacası Yade'yi insanlara anlatırsam onun ruhunun özgür kalacağını ve acılarının dineceğini düşündüm.

D.B.: Kadın bir karakter olarak Yade ile nasıl bir bağ kurdunuz? Onun hikayesini anlatırken nasıl hissettiniz?

B.E.: Yade'nin hikayesini dinlemek ve yazmak zamanla ilişkilerimi sorgulamama neden oldu. İnsanların suni bağlardan medet umduğu şu dönemde gerçek duyguları hissettiren içimi titreten bir hikayeyi yazdığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Gözlerim ıslanarak yazdığım, ara verip tekrar dönüp notlarıma baktığım, nasıl anlatırım diye düşündüğüm birçok olay örgüsü var. Zamanla hikayeye öyle kapılıyorsunuz ki içinizden gülmek, ağlamak, sinirden bağırmak bile geliyor. Hatta kitabı okuyan bir okuyucum bana “Kitabı şimdi bitirdim, Yade'nin ağladığı yerlerde ondan çok ağlamış olabilirim” diye mesaj atmıştı.

D.B.: Bu tip hikayeleri televizyonda ve kitaplarda gördüğümüz için çoğumuz için sürükleyici birer hikayeden ibaret kalabiliyor. Sorunun çözümüne dair sanatçıların üzerine düşen nedir, nasıl bir tutum benimsemeliler?

B.E.: Sadece sanatçılar değil, toplumda yaşayan ve rol model olabilecek isimlerin doğru hareketlerle gelecek nesillere yol göstermesi ile bilinç çoğalabilir. Yani eğitimli ve bilinçli ebeveynler, bilinçli nesiller yetiştirir. Sanatçılara gelince, biraz daha kontrollü ve bilinçli mesajları çoğaltarak, topluma sürekli olarak şiddetin ve baskının ne kadar da ilkel bir düşünce olduğunu empoze edebilirler. O kadar tüketici bir dünyada yaşıyoruz ki yaşanan olaylar, anlık olarak sosyal mecralarda konuşulup unutuluyor. Eyleme geçmek ve bu döngüyü değiştirmek için uğraşmak bizim elimizde.

D.B.: Yade'nin devamı gelecek mi?

B.E.: Yazmaya devam ettiğim sürece gerçek hayat hikayeleri serisinin devamı gelecek. Başta söylediğim gibi nefesim ve kalemim el verdiğince duru ve yalın bir şekilde, gerçek hayatları yazmaya devam edeceğim. Baharda çıkacak olan “Sabır”, devamında “Göç” ve “Kar Külleri” kitaplarım da bu seride yer alıyor. Hepsi gerçek hayatların hikayeleri olup okuyucuyla buluşmayı bekliyor.

Yade kitabımın ikincisi çıkar mı diye sorarsanız bu ülkede o kadar çok Yade var ki neden olmasın? Gönlüm ister ki bu hikayeleri okuyarak dersler alıp daha güzel yeni hikayeler yazabilelim ama hayatın gerçekleri son derece acımasız.

Milliyet

Bu haber 04.12.2020 tarihinde alınmıştır.

https://www.milliyet.com.tr
Haberi Kaynağında Oku