Dang Humması nedir, belirtileri nelerdir? Dang Humması semptomlar

Dang Humması nedir sorusu vatandaşlar tarafından araştırılmaya devam ediyor. Dünya corona virüs ile mücadele ederken Endonezya'da yılbaşından bugüne kadar 254 kişi hayatını kaybetti. Ülkede Dang Humması vaka sayısı 39.876 olarak açıklandı. Haberin ortaya çıkmasının ardından vatandaşlar Dang Humması nedir, belirtileri ve semptomları nelerdir sorusuna yanıt aramaya başladı. İşte Dang humması hakkında merak edilenler...

Dang Humması nedir, belirtileri nelerdir? Dang Humması semptomlar

Dünya corona virüs ile mücadelesini sürdürürken Endonezya'da yılbaşından bugüne kadar dang humması nedeniyle 254 kişi hayatını kaybetti. Sivrisineklerden insanlara bulaşan Dang Humması nedeniyle ülkede 39 bin vaka olduğu açıklandı. Peki Dang Humması nedir, belirtileri nelerdir?

DANG HUMMASI NEDİR?

Dang humması, ya da dang humması (İngilizce: Dengue Fever) dang virüsü kaynaklı bir enfeksiyondur. Sivrisinekler dang virüsünü bulaştırır (ya da yayar). İnsanların kemikleri kırılır gibi şiddetli ağrı çekmesine neden olduğu için, Dang humması “kırık kemik humması” olarak da bilinir. Dang hummasının semptomlarından bazıları şunlardır: baş ağrısı, kızamık görünüşlü cilt kızarıklıkları ve kaslarda ve eklemlerde ağrı. Dang humması, az sayıda insanda hayatı risk haline gelebilir. Bunlardan ilki hemorajik ateş olup kan damarlarında (kan taşıyan tüpler) kanama ve sızıntının yanı sıra trombositlerde (kanın pıhtılaşmasını sağlar) düşük seviyede kan görülmesine neden olur. İkincisi dang şoku sendromudur ve tehlikeli derecede düşük tansiyona neden olur.

Dang virüsünün dört farklı türü vardır. Virüslerin bir türü kişiye bulaştığında, hayatının sonuna kadar bu virüs tipine karşı korunur. Bununla beraber, diğer üç virüsten sadece kısa süre için korunabilir. Daha sonra bu üç virüs türünden birini kapması halinde, ciddi sorunlar yaşaması olasıdır.

İnsanları dang virüsünden koruyan bir aşı bulunmamaktadır. Dang hummasını önlemek için yapılabilecek bazı şeyler mevcuttur. İnsanlar kendilerini sivrisineklerden koruyup ısırılma sayısını azaltabilirler. Bilim insanları ayrıca sivrisineklerin yaşam alanlarını daraltarak sivrisineklerin sayısını azaltmayı önermektedir. Dang hummasına yakalanan kişi, hastalığın hafif ya da orta dereceli olması durumunda, sadece yeterli miktarda sıvı tüketerek iyileşebilir. Durum daha ciddi ise, damardan sıvı alımı (iğne ya da tüp yoluyla damara sıvı verilmesi) ya da kan nakli (başka bir kişiden kan verilmesi) gerekebilir.

1960'lardan bu yana daha fazla sayıda insan dang hummasına yakalanmaktadır. Hastalık İkinci Dünya Savaşından bu yana dünya çapında bir sorun haline gelmiş olup 110’dan fazla ülkede yaygındır. Her yıl, 50-100 milyon arası insan dang hummasına yakalanmaktadır. Virüsü doğrudan tedavi etme amaçlı bir aşı ya da ilaç üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Bunun yanı sıra, sivrisineklerden korunmak için çok farklı yollar denenmektedir. Dang hummasının ilk tarifi 1779 yılında yazılmıştır. 20. yüzyılın başında, bilim insanları hastalığın dang virüsünden kaynaklandığını ve sivrisinekler tarafından bulaştığını (ya da yayıldığını) öğrenmiştir.

Belirtiler ve semptomlar

Dang virüsü bulaşan insanların %80’inde hiçbir semptom görülmemekte ya da sadece hafif semptomlar (basit ateş gibi) oluşmaktadır. Hastalanan insanların yaklaşık %5’i (her 100 kişiden 5’i) daha ciddi şekilde hastalanmaktadır. Bunların küçük bir bölümünde hastalık hayati risk taşır. Semptomlar, kişi dang virüsüne maruz kaldıktan sonra 3 ila 14 gün arasında ortaya çıkar. Çoğunlukla, semptomlar 4 ila 7 gün sonra görülür. Kişi dangın yaygın olduğu bir bölgeden dönüyorsa ve ateş ile diğer semptomlar 14 günden uzun süre sonra belirirse, muhtemelen dang bulaşmamıştır.

Genellikle, çocuklarda dang hummasının semptomları soğuk algınlığı veya mide iltihabı (ya da mide gribi; örneğin, kusma ve ishal) semptomları ile aynıdır. Ancak, çocukların dang humması nedeniyle daha ciddi sorunlar yaşaması daha muhtemeldir.

Klinik seyir

Dang hummasının klasik semptomları şunlardır: aniden başlayan ateş, baş ağrısı (genellikle gözlerin arkasında), kızarıklık, kas ve eklem ağrıları. Hastalığın bir diğer adı olan “kırık kemik ateşi” ağrının ne denli şiddetli olabileceğini ifade eder. Dang humması üç safhada ilerler: ateşlenme, kritik, iyileşme.

Ateşlenme safhasında, kişinin genellikle yüksek ateşi olur. Ateş genellikle 40 derecenin Celsius (104 derece Fahrenheit) üzerindedir. Kişi ayrıca genel ağrılar ve baş ağrısından şikâyetçi olabilir. Ateşlenme safhası genellikle 2 ila 7 gün sürer. Bu safhada, semptomlara sahip kişilerin %50-80’inde kızarıklıklar görülür. Birinci ya da ikinci günde, kızarıklık cildin kızarması gibi görünebilir. Hastalığın ilerleyen günlerinde (4 ila 7 gün) görüntü kızamık gibi olabilir. Ciltte küçük kırmızı noktalar (peteşi) belirebilir. Bu noktalar cilde baskı uygulandığında yok olmaz. Bu kırmızı noktaların nedeni çatlamış kılcal damarlardır. Ayrıca, kişinin ağzındaki ve burnundaki mukozada hafif kanama olabilir. Ateş kendiliğinden düzelme ve sonra bir iki gün için geri dönme eğilimdedir. Ancak, bu düzen kişiler arasında farklılık gösterir.

Bazı kişilerde, yüksek ateş geçtikten sonra hastalık kritik safhaya geçebilir. Kritik safha 1-2 gün sürer. Bu safhada, göğüste ve karında sıvı birikebilir. Bunun nedeni küçük kan damarlarında sızıntı olmasıdır. Sıvı birikir ve artık vücut içinde dolaşmaz. Bu durum hayati (en önemli) organların normalde olduğu kadar kan alamaması anlamına gelir. Bu nedenle, organlar normal şekilde çalışmaz. Kişide ayrıca (genellikle gastrointestinal kanalda şiddetli kanama görülebilir.)

Dang bulaşan kişilerin %5’inden azında dolaşım şoku, dang şoku sendromu ve dang hemorajik ateş görülür.[5] Kişi daha önce dangın bir başka türüne yakalanmışsa (“ikincil enfeksiyon”), bu ciddi sorunları yaşama olasılığı daha fazladır.

İyileşme safhasında, kan damarlarından sızan sıvı kan dolaşımına geri döner. İyileşme safhası 2-3 gün sürer.[5] Bu safhada kişi daha iyi hisseder. Bununla beraber, şiddetli kaşınma ve düşük kalp atış hızı görülebilir. Bu safhada, kişide aşırı sıvı yüklemesi (çok fazla sıvının geri alınması) olabilir. Bu durum beyni etkilerse, felç ya da şuur seviyesinin değişmesine yol açabilir (kişinin düşünme, farkındalık ve davranış durumu normalden farklı olabilir).

Milliyet

Bu haber 09.04.2020 tarihinde alınmıştır.

https://www.milliyet.com.tr
Haberi Kaynağında Oku